<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Mehmet Türay - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı &#187; Çocuk hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://drmehmetturay.com/category/cocuk-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://drmehmetturay.com</link>
	<description>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Mar 2015 07:27:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=3.8.41</generator>
	<item>
		<title>Tetanoz</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/tetanoz/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/tetanoz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1092</guid>
		<description><![CDATA[Tetanoz oldukça ağır, ancak önlenebilir bir hastalıktır. Derideki yaralardan giren ve sıklıkla toprakta bulunan “Clostridium tetani” adlı bakterinin neden olduğu bu hastalık vücuttaki kasları ve sinirleri etkiler. Bakteri vücuda girdikten sonra sinirleri etkileyerek şiddetli kas spazmlarına yol açan ve “tetanospazmin” adı verilen bir toksin üretmeye başlar. Toksin önce yaraya yakın bölgedeki kasları kontrol eden sinirleri etkiler. Sonra kan ve lenf yolu ile vücudun diğer bölgelerine yayılır. Sonuçta vücudun birçok bölgesinde ağrılı kas spazmları ortaya çıkar. Tedavi edilmediği takdirde yaşam için önemli kasların felci sonucu hastalık ölümle sonuçlanabilir.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Tetanoz oldukça ağır, ancak önlenebilir bir hastalıktır. Derideki yaralardan giren ve sıklıkla toprakta bulunan “Clostridium tetani” adlı bakterinin neden olduğu bu hastalık vücuttaki kasları ve sinirleri etkiler. Bakteri vücuda girdikten sonra sinirleri etkileyerek şiddetli kas spazmlarına yol açan ve “tetanospazmin” adı verilen bir toksin üretmeye başlar. Toksin önce yaraya yakın bölgedeki kasları kontrol eden sinirleri etkiler. Sonra kan ve lenf yolu ile vücudun diğer bölgelerine yayılır. Sonuçta vücudun birçok bölgesinde ağrılı kas spazmları ortaya çıkar. Tedavi edilmediği takdirde yaşam için önemli kasların felci sonucu hastalık ölümle sonuçlanabilir. Tetanoz genellikle derideki temiz olmayan yaralar (yanık, gangren, toprak, pas veya dışkı ile bulaşmış yaralanmalar, steril olmayan iğne ve jiletle derinin delinmesi veya kesilmesi) sonucu ortaya çıkar. Hastalığın en önemli formlarından biri olan “neonatal” tetanoz, yani yenidoğan bebeklerde görülen tetanoz ise temiz olmayan ortamlarda yapılan doğumlar sonucu gelişir. Göbek bağının temiz olmayan, jilet gibi aletlerle kesilmesi, bebeğin toprağa sarılması en sık rastlanan nedenlerdir. Anneler hastalığa karşı bağışıksa, bebeğe rahim içerisindeyken antikor denilen koruyucu proteinleri geçirirler ve bebek neonatal tetanoza karşı korunur. Annelerin tetanoza karşı aşılanmış olmaları ve doğumların temiz ortamlarda yapılması sonucu vaka sayısı oldukça azalmıştır</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/tetanoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su çiçeği</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/su-cicegi/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/su-cicegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1089</guid>
		<description><![CDATA[İlkokul çağındaki çocuklarda daha sık görülen, Varicella - zoster virüsünün neden olduğu döküntülü bir enfeksiyondur. En çok kış sonu ve ilkbaharda görülür. Döküntüler önce gövde ve yüzden başlar, sonra tüm vücuda yayılır. Saçlı deri ve ağız içinde de görülebilir. Lezyonlar kaşıntılı ve içi su dolu kabarcıklar şeklindedir. Ateş, halsizlik ve iştahsızlık birkaç gün sürebilir. Yakın temas ve damlacık enfeksiyonu şeklinde yayılan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Döküntüler tamamen kabuklanana kadar (7 - 8 gün) bulaşıcıdır. Ev içi ve kreş gibi ortamlarda bulaşma riski % 70 - 90 dır. Hastalık özellikle döküntüler başlamadan önceki 1 - 2 gün çok bulaşıcıdır.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İlkokul çağındaki çocuklarda daha sık görülen, Varicella &#8211; zoster virüsünün neden olduğu döküntülü bir enfeksiyondur. En çok kış sonu ve ilkbaharda görülür. Döküntüler önce gövde ve yüzden başlar, sonra tüm vücuda yayılır. Saçlı deri ve ağız içinde de görülebilir. Lezyonlar kaşıntılı ve içi su dolu kabarcıklar şeklindedir. Ateş, halsizlik ve iştahsızlık birkaç gün sürebilir. Yakın temas ve damlacık enfeksiyonu şeklinde yayılan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Döküntüler tamamen kabuklanana kadar (7 &#8211; 8 gün) bulaşıcıdır. Ev içi ve kreş gibi ortamlarda bulaşma riski % 70 &#8211; 90 dır. Hastalık özellikle döküntüler başlamadan önceki 1 &#8211; 2 gün çok bulaşıcıdır. Bu nedenle izolasyon her zaman çok etkili olmaz. Etkili aşılama iki doz şeklinde 12 ay ve 4-6 yaş civarında uygulanmalıdır. Yenidoğanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ve hastalığı geçirmemiş hamile hanımlar özellikle dikkatli olmalıdırlar. Su çiçeğinde iltihaplanan yaralar kalıcı iz bırakır. Bu nedenle hijyen ve hastanın kaşıntısının önlenmesi önem kazanır.Yüksek ateş yapabilen bu hastalıkta Aspirin riskli ilaçlar grubunda olduğundan hekiminize danışmalısınz.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/su-cicegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta kulak iltihabı</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/orta-kulak-iltihabi/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/orta-kulak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:40:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1086</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk yaş grubunun en sık görülen enfeksiyonlarından biridir. Çocuklarda genizi orta kulağa bağlayan kanal (östaki borusu) erişkinlere göre daha kısa ve yatay olduğundan üst solunum yolu enfeksiyonu kolayca orta kulağa sıçrar. Yatay pozisyonda beslenmek, kreş yaşantısı, sigara dumanına maruz kalmak, alerjik bir bünyeye sahip olmak otitlerde diğer risk faktörleridir. Kulakla oynama yada çekiştirme her zaman bir otit belirtisi olmayabilir. Enfeksiyonda çocuk kulağını elletmez, birden bire gelen şiddetli ağlama krizleri vardır. Ateş her zaman olmayabilir. Bazen kusma ve ishal olaya eşlik eder. Kulaktan irinli bazen kanlı akıntı gelebilir.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk yaş grubunun en sık görülen enfeksiyonlarından biridir. Çocuklarda genizi orta kulağa bağlayan kanal (östaki borusu) erişkinlere göre daha kısa ve yatay olduğundan üst solunum yolu enfeksiyonu kolayca orta kulağa sıçrar. Yatay pozisyonda beslenmek, kreş yaşantısı, sigara dumanına maruz kalmak, alerjik bir bünyeye sahip olmak otitlerde diğer risk faktörleridir. Kulakla oynama yada çekiştirme her zaman bir otit belirtisi olmayabilir. Enfeksiyonda çocuk kulağını elletmez, birden bire gelen şiddetli ağlama krizleri vardır. Ateş her zaman olmayabilir. Bazen kusma ve ishal olaya eşlik eder. Kulaktan irinli bazen kanlı akıntı gelebilir. Kesin tanı otoskopik muayene ile konur. Bakımlı, iyi beslenen özellikle de anne sütü alan bebeklerin bağışıklık sistemi de güçlü olacağından orta kulak iltihabına karşı da bir adım önde olması doğaldır. Bebeğe yatar pozisyonda biberon vermemek, olabildiğince kapalı, kalabalık ortamlardan uzak tutmak, sigara dumanına maruz kalmasını engellemek orta kulak enfeksiyonu görülme sıklığını azaltacaktır. Otit tedavisinde hastanın ağrısını kesmek, enfeksiyonunu uygun antibiotiklerle kontrol altına almak, beslenmesine özen göstermek tedavinin temelini oluşturur.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/orta-kulak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kusma ve İshal</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kusma-ve-ishal/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kusma-ve-ishal/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[Aileleri ve Hekimleri her zaman tedirgin eden ishal ve kusma her yaş çocukta sık görülen yakınmalardır. Her ikisi de sindirim sistemine alınan bir virüs, yenilen bir gıda ya da kullanılan bir antibiotik sonrası oluşabilir. Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Bol sıvı ama yudum yudum verilmelidir. Kusma seyreldikçe sıvı verme hızını arttırabilirsiniz. Ancak, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer, ishalle kaybettiği sıvıyı verdiğiniz içeceklerle karşılıyabiliyorsak , hasta çok sık]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Aileleri ve Hekimleri her zaman tedirgin eden ishal ve kusma her yaş çocukta sık görülen yakınmalardır. Her ikisi de sindirim sistemine alınan bir virüs, yenilen bir gıda ya da kullanılan bir antibiotik sonrası oluşabilir. Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Bol sıvı ama yudum yudum verilmelidir. Kusma seyreldikçe sıvı verme hızını arttırabilirsiniz. Ancak, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer, ishalle kaybettiği sıvıyı verdiğiniz içeceklerle karşılıyabiliyorsak , hasta çok sık dışkılasa da sorun olmaz. Eğer hasta anne sütü alan bir bebekse, emmeyi sürdürmekte fayda vardır, böylece ishali daha kolay atlatacaktır. Yemek istiyorsa yoğurt, kefir, pirinç, patetes, elma, şeftali, olgun muz gibi gıdalar azar azar ama sık aralarla verilebilir. Kusma ve ishal durdurucu ilaçları doktorunuz önermedikçe kullanmamalısınız. Unutmamalıyız ki gerek ishal gerekse kusma, çoğu zaman vücudun kendini koruması için başvurduğu bir savunma mekanizmasıdır.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kusma-ve-ishal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızıl</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kizil/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kizil/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1080</guid>
		<description><![CDATA[Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir. Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. ]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir. Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir. Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu en az 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kizil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızamıkcık</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kizamikcik/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kizamikcik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[Kızamıkçığa bir RNA virusu yol açar. Konak sadece insandır. İnsandan insana solunum yolundan saçılan damlacıklar ile veya anneden bebeğe plasenta aracılığı ile bulaşabilir. Hasta birey hastalıktan 2 gün önce ve 5-7 gün sonraya kadar virüsü saçabildiğinden , bu evrede bulaşıcıdır. Hastanın 2 hafta okul veya kalabalık ortamdan uzak tutulması uygundur. En sık okul çağında , 5-14 yaş arasında görülür. Kuluçka süresi 14-21 gündür. Hastalık belirtileri başlamadan önce bir- iki gün süren hafif nezle olur. Daha sonra kulak arkası, boyunda ve ensede paketler halinde bezeler (lenf düğümleri) büyür. ]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kızamıkçığa bir RNA virusu yol açar. Konak sadece insandır. İnsandan insana solunum yolundan saçılan damlacıklar ile veya anneden bebeğe plasenta aracılığı ile bulaşabilir. Hasta birey hastalıktan 2 gün önce ve 5-7 gün sonraya kadar virüsü saçabildiğinden , bu evrede bulaşıcıdır. Hastanın 2 hafta okul veya kalabalık ortamdan uzak tutulması uygundur. En sık okul çağında , 5-14 yaş arasında görülür. Kuluçka süresi 14-21 gündür. Hastalık belirtileri başlamadan önce bir- iki gün süren hafif nezle olur. Daha sonra kulak arkası, boyunda ve ensede paketler halinde bezeler (lenf düğümleri) büyür. Eritematözmakülopapüler döküntü yüzden başlayarak tüm vücuda yayılır. Döküntüler deri üzerinde tek tek kırmızı benekler şeklindedir ve 3 günde iz bırakmadan kaybolur. Genç ve erişkinlerde birden fazla eklemde şişlik , kızarıklık ve ağrı (polyartrit) döküntülere eşlik edebilir. Hamilelik devresinde geçirilmesi bebekte kalıcı hasara yol açabilir.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kizamikcik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızamık</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kizamik/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kizamik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:32:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1072</guid>
		<description><![CDATA[Kızamık hastalığı Paromiksovirus ailesinden Kızamık virusunun neden olduğu ateş, konjonktivit, burun akıntısı, öksürük ve döküntü ile karakterize bir hastalıktır. Tüm dünyada yaygın bir hastalıktır, orta kulak iltihabı, pnömoni gibi sık görülen ve ölüme neden olabilen komplikasyonlar yanında, kızamık geçiren çocuklarda ileriki yaşlarda ortaya çıkan subakut sklerozanpanensefalit (SSPE) gibi günümüz çocuk hekimlerinin en önemli problemlerinden birinin de sebebidir. Kızamık geçiren her 1000 vakadan biri özellikle pnömoniye bağlı olarak hayatını kaybetmektedir. Kızamık aşısı, kızamık vakalarının sayısını tüm dünyada önemli ölçüde azaltmıştır.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kızamık hastalığı Paromiksovirus ailesinden Kızamık virusunun neden olduğu ateş, konjonktivit, burun akıntısı, öksürük ve döküntü ile karakterize bir hastalıktır. Tüm dünyada yaygın bir hastalıktır, orta kulak iltihabı, pnömoni gibi sık görülen ve ölüme neden olabilen komplikasyonlar yanında, kızamık geçiren çocuklarda ileriki yaşlarda ortaya çıkan subakut sklerozanpanensefalit (SSPE) gibi günümüz çocuk hekimlerinin en önemli problemlerinden birinin de sebebidir. Kızamık geçiren her 1000 vakadan biri özellikle pnömoniye bağlı olarak hayatını kaybetmektedir. Kızamık aşısı, kızamık vakalarının sayısını tüm dünyada önemli ölçüde azaltmıştır. Ancak aşının koruyucu etkisi anneden bebeğe geçen kızamık antikorlar ile azalmaktadır. Yapılan çalışmalar kızamık aşısının on ikinci aydan sonra yapıldığı takdirde % 95 oranında etkili olduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde bu aşı genellikle 12-15 ay arasında yapılmaktadır ve aşıya rağmen kızamık geçiren vakalar daha çok aşıya cevap vermeyen % 5’ lik grupta yer almaktadır. Hastalık en çok okul öncesi çocuklarda görülmekte, en fazla da ilk 6-24 aylık çocuklarda ölüme neden olmaktadır.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kizamik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabakulak</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kabakulak/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kabakulak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1069</guid>
		<description><![CDATA[İsmini kulak altında bulunan parotis bezlerinin şişmesinden alan bu çocukluk çağı hastalığında, diğer tükrük bezleri de tutulabilir. Hastalığa yol açan Kabakulak virusu, mikrobiyolojide Paramyxoviridae denilen bir RNA virusudur. Hasta kişinin öksürüp, hapşırması ile havaya saçılan boğaz salgılarının solunum yolu ile alınması ile bulaşır. Virüs tükrük guddesinde şişmeden 7 gün önce, şiştikten 9 gün sonraya kadar üremeye devam eder, bu nedenle hastalık bu günlerde( yüzdeki şişlik inene kadar) çok bulaşıcıdır. Virüs tüm salgı bezlerini tutabilir. Pankreas tutulumu ile karın ağrısı ve kusma ile seyreden pankreatit, testis tutulumu ile erkek çocuklarda infertilite,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İsmini kulak altında bulunan parotis bezlerinin şişmesinden alan bu çocukluk çağı hastalığında, diğer tükrük bezleri de tutulabilir. Hastalığa yol açan Kabakulak virusu, mikrobiyolojide Paramyxoviridae denilen bir RNA virusudur. Hasta kişinin öksürüp, hapşırması ile havaya saçılan boğaz salgılarının solunum yolu ile alınması ile bulaşır. Virüs tükrük guddesinde şişmeden 7 gün önce, şiştikten 9 gün sonraya kadar üremeye devam eder, bu nedenle hastalık bu günlerde( yüzdeki şişlik inene kadar) çok bulaşıcıdır. Virüs tüm salgı bezlerini tutabilir. Pankreas tutulumu ile karın ağrısı ve kusma ile seyreden pankreatit, testis tutulumu ile erkek çocuklarda infertilite, merkezi sinir sistemi tutulumu ile menenjite yol açabilir.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kabakulak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabızlık</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/kabizlik/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/kabizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:28:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Kabızlık dışkılama sıklığından çok sert ve dışkılamadaki zorlukla tanımlanır. Dışkı sert olmadıkça, çocuk yaparken zorlanmadıkça, gelişme sorunu yoksa 3 - 5 gün aralarla dışkılaması bile normaldir. İlk aylarda özellikle anne sütüyle beslenenler, her gün çok sayıda bez kirletirler. Bebek büyüdükçe sayı azalır. Anne sütünden ek gıdalara geçiş veya yeni bir mamaya başlama kabızlığa sebep olabilir. Daha büyük çocuklar ise, genellikle tercih ettikleri gıdalar lifden fakir, barsakta posa bırakmayan gıdalar olduğu ve yeterince su içmedikleri için kabız olurlar. Ayrıca inek sütü ve süt ürünleri bazı çocuklara kabızlığa neden olmaktadır. Erken Tuvalet Eğitiminde]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kabızlık dışkılama sıklığından çok sert ve dışkılamadaki zorlukla tanımlanır. Dışkı sert olmadıkça, çocuk yaparken zorlanmadıkça, gelişme sorunu yoksa 3 &#8211; 5 gün aralarla dışkılaması bile normaldir. İlk aylarda özellikle anne sütüyle beslenenler, her gün çok sayıda bez kirletirler. Bebek büyüdükçe sayı azalır. Anne sütünden ek gıdalara geçiş veya yeni bir mamaya başlama kabızlığa sebep olabilir. Daha büyük çocuklar ise, genellikle tercih ettikleri gıdalar lifden fakir, barsakta posa bırakmayan gıdalar olduğu ve yeterince su içmedikleri için kabız olurlar. Ayrıca inek sütü ve süt ürünleri bazı çocuklara kabızlığa neden olmaktadır. Erken Tuvalet Eğitiminde ısrar etmek, çocuğun reaksiyon gösterip kakasını tutmasına neden olabilir. Oyun çocukluğu döneminde çocuğun kendisini oyuna yada çok sevdiği bir çizgi filme kaptırıp tuvalet ihtiyacını ertelemesi de kabızlık nedeni olabilir. Kullanılan bazı ilaçlar, gıda allerjileri, hormonal bazı hastalıklar da kabızlıkla beraberlik gösterebilir. Dışkı sertleştikçe, çocuk canı yandığı için bundan kaçınmaya, dışkılama eylemini ertelemeye başlar. Bazen anal bölgede çatlaklar oluşup kanamaya neden olabilir. Bu kısır döngü kırılamazsa kabızlığı düzeltmek mümkün olmaz. Öncelikle beslenme düzenini değiştirmek gerekir. Rafine unlu gıdalar, muz, pilav, patates ve süt ürünlerini azaltmak, diğer taraftan bol sebze, meyve ve posalı gıdaları abartmak, bol su içmesini sağlamak tedavinin birinci basamağını oluşturur. Her beslenmeden sonra çocuğu tuvalete oturtup sabırla bekletmek zamanla barsak hareketlerini düzene sokar. Bütün bu önlemlere rağmen sonuç alınamadığında ilaç tedavisi devreye girer.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/kabizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İdrar yolları enfeksiyonu</title>
		<link>http://drmehmetturay.com/idrar-yollari-enfeksiyonu/</link>
		<comments>http://drmehmetturay.com/idrar-yollari-enfeksiyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 14:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr Mehmet Turay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://drmt.infinitygg.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[İdrar yolu enfeksiyonu, çocuklarda sık görülür. 5 yaşına gelene dek kız çocukların % 8’i, erkeklerinse yaklaşık % 1-2 ‘si en az bir idrar yolu enfeksiyonu geçirmiş olurlar. Anatomik yapılarından dolayı kızlar, bu enfeksiyona daha yatkındırlar. Sünnet olmuş erkek çocuklarda, idrar yolu enfeksiyonu riski azalmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonu mesanede ise sistit, böbrekte ise piyelonefrit adını alır. Bu enfeksiyonların en sık nedeni, dışkıda bulunan E.Coli adlı bir bakterinin idrar yollarına bulaşmasıdır Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, belirtileri anlamak da o kadar güç olur. Küçük bebeklerde, huzursuzluk, ateş, kilo alamama, kusma,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar yolu enfeksiyonu, çocuklarda sık görülür. 5 yaşına gelene dek kız çocukların % 8’i, erkeklerinse yaklaşık % 1-2 ‘si en az bir idrar yolu enfeksiyonu geçirmiş olurlar. Anatomik yapılarından dolayı kızlar, bu enfeksiyona daha yatkındırlar. Sünnet olmuş erkek çocuklarda, idrar yolu enfeksiyonu riski azalmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonu mesanede ise sistit, böbrekte ise piyelonefrit adını alır. Bu enfeksiyonların en sık nedeni, dışkıda bulunan E.Coli adlı bir bakterinin idrar yollarına bulaşmasıdır Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, belirtileri anlamak da o kadar güç olur. Küçük bebeklerde, huzursuzluk, ateş, kilo alamama, kusma, idrarda değişik renk veya koku görülebilir. Daha büyük çocuklar ise; karın ağrısı, sık ve az idrar yapma, idrarda yanma, kanlı idrar, ateş, idrar kaçırma gibi şikayetlerle karşımıza gelebilirler. Tanı koymak için çocuktan idrar tetkiki, idrar kültürü ve antibiogram istenir. Erken ve uygun antibiotik tedavisi hem hastanın hemen toparlanmasını, hem de enfeksiyonun başta böbrekler olmak üzere üriner sistemde kalıcı hasar bırakmasını önler. İdrar yolları enfeksiyonu sık yineliyorsa, altta yatan anatomik bir bozukluğun olup olmadığına bakmak gerekecektir. Bunun için çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Ultrason, böbrek sintigrafisi, voiding sistoüretrogram ( sonda takılarak işeme sırasında çekilen ilaçlı film ), IVP ( damardan ilaç verilerek böbreklerin görüntülenmesi ) gibi yöntemler gerekebilir İdrar yolu enfeksiyonunu önlemek için; bebeklerde bezi sık değiştirip altının kirli kalmamasını sağlamak, özellikle kızlarda alt temizliğini önden arkaya doğru yapmak önemlidir. Çocuk büyüdüğünde de tuvalette kendi temizliğini uygun şekilde yapması, gerekli oldukça tuvalete gidip mesaneyi boşaltması konusunda uyarılmalıdır. Çok dar olmayan, pamuklu iç çamaşırları tercih edilmelidir. Küvette yıkanmamalı , genital bölge temizliğinde tahriş edici olabilecek parfümlü sabunlar kullanılmamalıdır. Özellikle okul çağındaki çocuklar, okulda geçirdikleri uzun saatler boyunca tuvalete gitmeyip, idrarın uzun süre mesanede kalması nedeniyle üriner enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Bol su içilmesi de, idrar yolu enfeksiyonunda koruyucu olacaktır.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://drmehmetturay.com/idrar-yollari-enfeksiyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
